Colmar Alsas Şarap Yolu boyunca yer alıyormuş. "Alsas şarap başkenti" çok iyi korunmuş , müthiş 🇲🇫🫶

13.06.2024

İsviçre hayalimiz gerçek oldu 13 Haziran 2024

Colmar Alsas Şarap Yolu boyunca yer alıyormuş. "Alsas şarap başkenti" çok iyi korunmuş , müthiş…

Alsace Şarap Yolu üzerinde Colmar'dan sonra Kaysersberg, Riquewihr, Ribeauville köyleri rüya gibi…

Basel'de inip kiraladığımız aracı aldıktan sonra Mulhouse'ta İnternet işini halledip, birkaç Avm gezdik. Oradan Colmar, Alsace şarap yolu köylerinden sonra köy yollarından Freiburg im Breisgau'a yakın olan Gasthof Rebland'ta gece konakladık.

Fransa'nın masalsı şehri Colmar, Alsace bölgesinin kalbinde yer alıyor.

Bu büyüleyici şehir, renkli evleri, çiçeklerle süslü sokakları ve tarih kokan atmosferiyle adeta bir açık hava müzesini andırıyor. Colmar'ın en ikonik noktalarından biri ise Little Venice, yani Küçük Venedik. Kanallar boyunca sıralanan pastel renkli evler, ahşap detayları ve yansıyan görüntüleriyle burası tam anlamıyla bir kartpostal manzarası sundu bize.

Ardından rotamızı Old Town'a, yani eski şehir merkezine çevirdik.

Dar taş sokaklarda yürürken kendinizi Orta Çağ'da hissedebilirsiniz. Her köşe başında karşınıza çıkan tarihi yapılar ve süslemeler, Colmar'ın ne kadar iyi korunduğunu gözler önüne seriyor.

Şehrin önemli yapılarından biri de Old Custom House, yani eski Gümrük Binası. Orta Çağ'da ticaretin kalbi olan bu yapı, bugün Colmar'ın tarihi dokusunun en güzel örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Sanata ilgi duyanlar için bir diğer durak ise Musée Bartholdi. Özgürlük Heykeli'nin yaratıcısı Frédéric Auguste Bartholdi'nin doğduğu bu müze, sanatçının hayatına ve eserlerine ışık tutuyor.

Yerel lezzetleri deneyimlemek isterseniz, 1865 yılından beri hizmet veren Marché Couvert harika bir seçenek. Perşembe günleri 08:00–18:00 saatleri arasında açık olan bu kapalı pazar, taze ürünler ve yöresel tatlarla dolu.

Hediyelik eşya almak isteyenler için ise Au Vieux Pignon güzel bir durak olabilir. Burada Colmar'a özgü küçük ama anlamlı hatıralar bulabilirsiniz.

Sanat ve tarih meraklıları için bir diğer seçenek de Musée Unterlinden. Oldukça zengin bir koleksiyona sahip olan bu müze, zamanınız varsa mutlaka değerlendirilmeli.

Şehrin simge yapılarından biri olan Saint Martin Kilisesi ise gotik mimarisiyle dikkat çekiyor. Yüksek kemerleri ve etkileyici detaylarıyla Colmar'ın ruhunu en iyi yansıtan yapılardan biri.

Colmar'da araç kullanmayı planlıyorsanız küçük bir öneri: şehir merkezinde otopark bulmak oldukça zor olabiliyor. Bu yüzden merkeze yaklaşık 500 metre uzaklıktaki otoparkları tercih etmek daha pratik bir çözüm sunuyor. Ayrıca cep telefonu uygulamalarıyla ödeme yapabileceğiniz park alanları da oldukça yaygın.

Colmar, her sokağında ayrı bir hikâye saklayan, sizi yavaşlamaya ve anın tadını çıkarmaya davet eden bir şehir. Eğer yolunuz Alsace bölgesine düşerse, bu masalsı kasabayı keşfetmeden dönmeyin.

Alsace bölgesinin en büyüleyici köylerinden biri olan Kaysersberg. Renkli evleri, taş köprüleri ve üzüm bağlarıyla çevrili bu masalsı kasaba, adeta zamanın durduğu bir yer gibi hissettiriyor.

Kaysersberg'in hikâyesi 1227 yılına kadar uzanıyor. II. Friedrich'in burada bir kale inşa ettirmesiyle kasabanın gelişim süreci başlıyor. Zaten Kaysersberg ismi de "İmparatorun Dağı" anlamına geliyor. Bugün hâlâ ayakta duran 13. yüzyıldan kalma kale kalıntıları, kasabanın siluetine hâkim bir şekilde geçmişi hatırlatıyor.

Kasabanın en dikkat çekici noktalarından biri, 16. yüzyılda inşa edilen tarihi Pont Fortifié, yani güçlendirilmiş taş köprü. Bu köprü, yalnızca bir geçiş noktası değil; aynı zamanda Kaysersberg'in ruhunu yansıtan simgelerden biri.

Dar sokaklarda yürürken karşınıza çıkan Fontaine Constantin, geçmişin zarif detaylarını günümüze taşıyor. Hemen ardından gelen Maison Loewert ve Maison Faller-Brief gibi tarihi evler ise ahşap işçiliği ve mimarileriyle büyülüyor.

Kasabanın merkezinde yer alan belediye binası, Rönesans tarzı mimarisiyle dikkat çekerken, kültür meraklıları için Musée Albert Schweitzer önemli bir durak. Çünkü Kaysersberg, Albert Schweitzer'in doğduğu yer. 1875 yılında burada dünyaya gelen Schweitzer; teolog, müzisyen, filozof ve doktor kimlikleriyle tanınır ve Nobel Barış Ödülü sahibidir.

Onun şu sözü, kasabanın ruhunu adeta özetler:"Hayatın tüm hüzünlerinden kaçış; müzik ve kedilerdir."

Kaysersberg sadece tarihiyle değil, doğasıyla da etkileyici. Alsace bölgesinin en iyi bağcılık alanlarından biri olarak bilinen bu topraklarda, ilk asmaların 16. yüzyılda Macaristan'dan getirildiği söylenir. Bugün ise bölge, kaliteli şaraplarıyla ün kazanmış durumda.

2017 yılında 12 aday kasaba arasından "Fransa'nın Favori Kasabası" seçilen Kaysersberg, ziyaretçilerine hem huzur hem de ilham veren bir atmosfer sunuyor.

Eğer Alsace rotasında bir yolculuğa çıkıyorsanız, Kaysersberg'de biraz yavaşlayın. Taş sokaklarda yürüyün, köprüde durup manzarayı izleyin… çünkü burası sadece gezilecek bir yer değil, hissedilecek bir hikâye.


Kaysersberg, sadece masalsı sokakları ve tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda yetiştirdiği ve hayatına dokunduğu önemli isimlerle de dikkat çeker.

Bu küçük Alsace kasabası, Matthäus Zell gibi önemli bir Protestan reformcunun izlerini taşır. 1477–1548 yılları arasında yaşayan Zell, Reform hareketinin erken döneminde etkili olmuş ve bölgenin dini dönüşümünde önemli bir rol oynamıştır.

Kasabanın en tanınmış isimlerinden biri ise kuşkusuz Albert Schweitzer'dir. 1875 yılında Kaysersberg'de doğan Schweitzer; teolog, müzisyen, filozof ve doktor kimlikleriyle dünya çapında saygı görmüş, insanlığa yaptığı katkılar sayesinde Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştür.

Daha yakın tarihten bir isim ise Anthony Bourdain. Ünlü şef, yazar ve gezgin Bourdain, 2018 yılında Kaysersberg'de bulunduğu sırada hayatını kaybetmiş ve bu olay dünya genelinde büyük üzüntü yaratmıştır.

Kaysersberg'in bu önemli isimlerle olan bağı, kasabanın sadece tarihi bir durak değil, aynı zamanda insan hikâyeleriyle de derinleşen bir yer olduğunu gösterir. Burada dolaşırken, yalnızca taş binaları değil; bu sokaklardan geçmiş hayatların izlerini de hissedersiniz.

Alsace şarap yolunun en büyüleyici duraklarından biri olan Riquewihr'e hoş geldiniz. Colmar'a sadece 20 dakika mesafede bulunan bu masalsı kasaba, adeta Orta Çağ'dan günümüze dokunulmadan ulaşmış bir sahne gibi.

Kasabaya adım attığınız anda kendinizi surlarla çevrili, zamanın yavaş aktığı bir dünyanın içinde bulursunuz. 1291 yılında Habsburglar tarafından inşa edilen Riquewihr, yüzyıllar boyunca bu surların koruması altında yaşamını sürdürmüştür.

Gezimize kasabanın kalbi olan Vieille Ville, yani eski şehirden başlıyoruz. Burada yer alan tarihi belediye binası, geçmişin zarafetini bugüne taşıyan önemli yapılardan biri.

Dar sokaklarda ilerledikçe karşınıza kasabanın simgesi olan Dolder Kulesi çıkar. 1291 yılında inşa edilen bu dört katlı kule, sadece bir yapı değil; aynı zamanda kasabanın savunma sisteminin kalbiydi. En üst katta nöbet tutan bekçiler, olası bir saldırı anında alarm verir, kapıları kapatarak kasabayı koruma altına alırdı. Alt katlarda ise 12. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar kullanılan silahların sergilendiği küçük bir müze bulunur.

Yolunuza devam ederken Notre Dame Kilisesi'nin sade ama etkileyici mimarisiyle karşılaşırsınız. Ardından kasabanın en canlı noktası olan Rue du Général de Gaulle boyunca yürüyüşe çıkabilirsiniz. Bu cadde boyunca sıralanan ve 1500 ile 1650 yılları arasında inşa edilmiş rengârenk evler, Riquewihr'in neden bu kadar özel olduğunu açıkça gösterir.

Kasaba aynı zamanda Alsace Şarap Yolu üzerinde yer alır. Bağlarla çevrili bu bölge, yüzyıllardır kaliteli şarap üretimiyle tanınır. Sokak aralarında küçük şarap mahzenlerine rastlamak oldukça mümkündür.

Eğer farklı bir deneyim yaşamak isterseniz, kasabayı Le Petit Tram ile gezebilir, kısa ama keyifli bir turla Riquewihr'i keşfedebilirsiniz.

Ve tabii ki buraya gelmişken Alsace mutfağını denemeden dönmeyin. Özellikle ince hamuru ve bol malzemesiyle ünlü Tarte Flambée, yani Flammkuchen, mutlaka tadılması gereken lezzetlerden biri.

Ziyaretinizi planlarken küçük bir ipucu: Riquewihr'de büyük ve ücretsiz otopark alanları mevcut. Bu yüzden aracınızı kasaba merkezinin biraz dışına bırakıp yürüyerek keşfe çıkmak en keyifli seçenek olacaktır.

Riquewihr, sadece bir kasaba değil; taş sokaklarında yankılanan adımlarınızla geçmişi hissettiğiniz, her köşesinde ayrı bir hikâye barındıran yaşayan bir zaman kapsülü.

(Almanya'da Freiburg yakınında) Çok şirin, aile işletmesinde her şey çok güzeldi. Ertesi sabah Freiburg im Breisgau gezecektik.

13 Haziran 2024
Dünya İnsanı Aile 🌍

Share