Belgrad - Sırbistan

Belgrad - Sırbistan

Tuna ile Sava'nın Buluştuğu Şehir: Belgrad

Belgrad, Balkan turumuzda yine FlixBus ile ulaştığımız, önceden planladığımız duraklardan biriydi. Ancak bu şehre ayak basar basmaz, sıradan bir rota olmadığını hissettirdi. Çünkü burası, Osmanlı'nın bir dönem serhat şehri olarak yönettiği Belgrad'dı. Bu tarihsel bilgi, sokaklarda dolaşırken insanın içinde tarif etmesi zor, tanıdık ama uzak duygular uyandırıyor.

Önceden yaptığımız araştırmalar doğrultusunda rotamız belliydi. İlk duraklardan biri, ihtişamıyla şehrin siluetine damga vuran Aziz Sava Kilisesi oldu. Ardından Şehir Müzesi, Kale Meydan ve Belgrad'ın en büyüleyici noktalarından biri olan, Tuna'nın Sava Nehri ile buluştuğu bölge… Gün batımında bu manzaraya dalıp gitmek, zamanın yavaşladığını hissettiren anlardan biriydi.

Belgrad, büyük anıtlar ve tarihi yapılar kadar, küçük anlarıyla da akılda kalıyor. Nikola Tesla Müzesi'ne doğru yürürken, bir anda durup "Burası bana 1980'lerin Laleli'sini hatırlattı" dediğimi hâlâ gülümseyerek hatırlıyorum. Belki sokakların dokusu, belki vitrinler, belki de şehrin temposu… Ama o an, Belgrad benim için geçmişle bugün arasında bir köprü kurdu.

Genel anlamda Belgrad; dingin, düzenli ve samimi bir şehir. Gastronomi açısından da Balkan rotasında mutlaka değerlendirilmesi gereken duraklardan biri. Yerel mutfağıyla sizi şaşırtan, uzun sofralarda vakit geçirmeyi seven bir şehir kültürü var.

Bizim için iki gün, Belgrad'ı hissetmek ve ana duraklarını keşfetmek adına yeterli bir süre oldu. Fazlası istenmeyecek kadar dengeli, azı kabul edilmeyecek kadar dolu bir şehir.

Belgrad, bağırmayan ama sessizce akılda kalan şehirlerden…

Tangül EROL